yulaf ezmesi

Bir diyete başvuracaksak yulaf ezmesi ile aramızın iyi olmadığı bir denklemi kurgulamak imkanlar dahilinde değil. İnsanlık tarihinin en verimli ve en sağlıklı besin kaynaklarından biri olan yulaf, her ne kadar tat konusunda istenilenleri sunamasa da sağlıksal tabanda verimliliğin en üst düzeyde olduğu bir besin kaynağı.

Araştırmalar yulaf ezmesinin sadece iyi bir kilo verme yolu olmaktan öte, kalp hastalıklarının görülme sıklığında azalma ve düşük şeker yüzdesinden doğru tip 2 diyabet için verimli bir besin kaynağı olduğunu gösteriyor.

Bkz: Şeker hastalığı nedir?

Yulaf ezmesi besin değerleri

Yulaf ezmesinin bilimsel literatürdeki karşılığı Avena Sativa‘dır. Tüketim kolaylığı nedeniyle genelde kahvaltıda süt ve su türevi sıvılar ile harmanlanmış biçimde tüketilir. Bu yulaf ezmesi açısından kaçınılmaz bir sondur.

Yapılan bir araştırma yulaf ezmesinin kıymetli ve zengin bir karbonhidrat, lif ve beta-glucan kaynağı olduğunu söylüyor. Birçok besinden fazla protein ve sağlıklı yağ bileşenleri barındırması da yulafın vazgeçilmez bir besin kaynağı olmasına olanak sağlıyor.

Üstelik yulaf ezmesi tüm bu kazanımların yanı sıra içerdiği mineraller ve vitaminler açısından da günlük alınması gereken besin değerlerini (RDI – Reference Daily Intake) karşılaması açısından da büyük bir önem arz ediyor.

Gün içerisinde tüketilmesi gereken magnezyumun %34’ünü, demirin %20’sini, çinkonun %20’sini, B1 vitaminin %39‘unu karşılamaktadır. Bunun yanı sıra potasyum, sodyum, B5 vitamini gibi birçok bileşeni de bünyesinde barındırmaktadır. Üstelik bu gereksinimler için 78 gramlık bir yulaf ezmesinin tüketilmesi oldukça yeterli.

Yulaf ezmesinin faydaları

Yulaf ezmesinin sağlıklı bir besin olma yolundaki başarılı yolculuğunu sadece düşük şeker düzeyine, az kalorisine ve içerdiği besin değerlerine borçlu değil. Düzenli yulaf ezmesi tüketiminin kanıtlı birçok faydası bulunmaktadır.

Yulaf ezmesinin faydaları arasında en kritik önemi kuşkusuz kan şekerini düzenleyici ve insülin hassasiyetinde gelişmeyi öngörücü tavrı üstleniyor. Ancak bunun yanı sıra LDL kolesterol seviyesindeki düşüş, vücudumuzda yararlı olarak konumlandırdığımız bakterilerin sayıca çoğalması gibi katkıları da görmezden gelmemek gerekir.

Gözden kaçırma  Muz kaç kalori?

Tüm bu güzelliklerinin yanı sıra yulaf ezmesi tok tutma özelliği ile birçok insanın diyetlerinde yer verdiği kuvvetli bir enstrüman. Yoğun kaliteli karbonhidrat ihtiva etmesi nedeniyle egzersiz öncesi (pre-workout) beslenme alışkanlıklarının da değişmez bir parçası.

Yulaf ezmesi tok tutar mı?

Diyet listelerinin başrolü olmayı başaran bu besin kaynağı, her şeyden öte kuvvetli bir şekilde beta-glucan ihtiva eder. Bu temel yapı, midenizdeki boşaltım siklusuna sağlıklı yönde müdahale ederek, tokluk hissiyatınızda kuvvetlenmeye vesile olur.

Beta-glucan hormonel seviyeye de müdahale eder. Peptide YY (PPY) olarak bilinen yapının aktivasyonel döngüsünde pozitif bir ivmelenme sağlayarak, sonuca tesir etme aşamasında verimliliği yükseltir. Günlük yaşantınızda yulaf ezmesini bir öğün olarak gördüğünüz takdirde aldığınız kalori miktarının gözle görülür bir şekilde düştüğünü görmeniz olasıdır.

Yulaf ezmesi ve kabızlık

Lif kaynaklı besinleri tüketmenin en büyük kazanımları hiç kuşkusuz dışkılama sistemi ve bağırsak döngüsünün kontrol altında tutulmasına verdikleri katkılardır.

Günümüzde beslenme alışkanlıkları katı yiyecekler ve gazlı içecekler formuna indirgendi. Bu ister, istemez bağırsaklarımızın eskiden olduğu kadar rahat ve konforlu çalışması hususunda önemli bir engel. Bağırsaklarımızın günlük yaşantımızı sirküle eden tavrı, son 20 yıldır bilim dünyasının tartıştığı en temel konulardan biri olduğuna göre bu hususun önemi daha net anlaşılabilir.

2010 yılında yayınlanan bir çalışmada yaşlı denekler üzerinde lifli kaynakların içerdiği B6, B12 ve folat bileşenlerinin kabızlık konusunda çözüm sağlama konusundaki verimliliği analiz edildi. Yaşlı hastalar üzerinde gerçekleştirilen bu deney neticesinde kabızlık ile karşılaşma oranları ciddi bir düşüş gösterdi.

Bir başka çalışma ise 2009 yılında gerçekleştirildi. Bu çalışmada müshil kullanan kronik kabızlık problemi yaşayan hastalarda, lif kaynaklı besin tüketimleri analiz edildi. 3 aylık bir sürecin akabinde müshil kullanan katılımcıların %59’u müshil kullanımını tamamen sonlandıracak kadar anlamlı bir yaşam kalitesine kavuştu.