tendon nedir

Tendonun yaratılışımızdaki rolünü merak etmek, birçok sporcunun ufkunu açacak cevaplar doğurabilir. Bilimsel anlamda kası, kemiğe bağlayan bu yapı, bütün mucizelerini anlatmayan tarafta saklıyor. Zaten ilk etapta düşünüldüğünde bu beyaz yapının, kasın kemiğe doğrudan bağlanmasına daha iyi bir alternatif olmasının arkasında muhakkak bir sır olmalıydı. Tendon nedir diye sorarken aslında tendonun ne olmadığını anlatmaya çalıştığımız bir yazı olacak.

Tendon, hareketin en akışkan mekaniği

Kas yalın bir mantıkla, kemiğe doğrudan bağlanabilme yetisine sahipti. Ancak neden böyle bir pratik, yaradılışımızda uygulanmadı. Demek ki, tendon için yapılan çok genel bir tanım olan “kası kemiğe bağlayan bileşen” söylemi çok da doğru değil.

Bugün baktığımızda tendonun irritasyonuna (hassasiyetine) bağlı tüm bulgular hareket bileşeniyle uyumlu bir patern çizmektedir. Yani çoğunlukla koşu hızınızda değişim yaptığınızda, normalin çok üstünde ayakta kaldığınızda, ani hareketler yaptığınızda tendona zarar verme olasılığınız yüksek görünüyor. O zaman, tendon bu hareketin bir bileşeni olmak zorunda gibi duruyor.

Nitekim öyle bir varyasyonu tendonun yetilerini irdelediğimizde görüyoruz. Kasın, kemiğe doğrudan yapışmasının iki asli kusuru var.

  • Çekiş açısından dolayı, düşük tekrar aralığında bile yapışma yüzeyinde rahatsızlıklara sebebiyet verebilir.
  • Hızını olduğu gibi kemiğe aktarır.

Tam ikinci maddeyi yazarken, aslında tendonun ne işe yaradığına dair bir inanış gözünüzde canlandı. Bunun farkındayım. Tendon nedir diye sorduğunuzda, şu anlık “sadece kası kemiğe bağlayan yapı değildir” cevabı bizi bir adım öteye taşıyacaktır.

Tendonun görevi nedir?

Fizik dünyasının en temel kuramlarından biri “hiç bir enerji yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz” söyleminin kasın yarattığı kinetik enerjide de kombinasyonu olmalıydı.

Kas kasılırken bir kinetik enerji meydana getirir. Bu kinetik enerji, kemik düzleminde potansiyel enerjiye aktarılmalı fakaaat! Kasın hızını ayarlayan bir regülatör olmadan, kemik gibi sabit ve rijit bir yapının bu görevi üstlenmesi ilk bakışta mümkün gözükmüyor. Şöyle ki, kasın yapışma bölgesindeki boyutlarına bakıldığında oldukça ince bir bağlantı noktasına rastlanır. Kemiksel düzlemde sağlam bir görüntü çizilse de, kassal bileşende hasar oluşması mümkün.

Yani baktığımızda iki yönde bizi sonuca vardırma konusunda yeterli yetilere sahip değil. Tendon da tam burada devreye girmektedir. Tendonun görevi öylesine kutsal ve onure edilmesi gereken bir pozisyondadır ki, o “beyaz” dokunun meziyetleri konusunda şaşkınlığa kapılmamak elde değil.

Tendon bünyesinde yer alan veya yakın çevreye yanıt sunabilen reseptörler ile kasın kasılma hızına doğrudan müdahale eder. Beynimiz de her ne kadar bilincimiz dışında olsa da, bu verileri saniyenin çok altında bir sürede hesaplayarak, fiziki yanıt oluşturma yeteneğine sahiptir. Tendondan gelen bilgiler, harmanlanarak kasın kasılma hızı ayarlanır.

Dolayısıyla her şeyden öte kasın kinetik enerjisinin kontrollü boyutlara çekilmesi gerekir. Bunun potansiyel enerji bileşenini oluşturan kemik yapıyla düzgün bir şekilde kontrol edilebilmesi ilk etapta güç. Çünkü ani başlangıçlı ve oldukça yüksek bir tork değerine sahip çekiş kuvveti, aracı bileşen olan tendon tarafından daha “yumuşatılmış” bir formda açığa çıkar.

Gözden kaçırma  Yağ yakmak için ne yapmalı?

Unutulmuş mucize: Tendon

Tendon bu yumuşatma eylemini yaparken, bir yandan başka bir görev daha ifa eder. Fizikte Fenn etkisi olarak bilinen formasyonu destekler biçimde ısı açığa çıkarır. Neden mi? Sönümleyemediği kinetik enerjinin bir forma kavuşması gerekliliğinden ötürü. Bu ısı etkisi bir yandan iyidir, bir yandan da kötü süreçleri beraberinde getirir.

Bu ısı etkisinin yaralanmayı azalttığına, elastikiyete katkı sağladığına inanıyorsanız pek de yanılmazsınız. Ancak bu pek tabi kontrollü seviyelerde mümkün olan bir olgu. Sizin günde 10 km boyunca aralıksız, koştuğunuzu ve bunu her gün rutin bir şekilde takip ettiğinizi düşünelim. Bu halde bu ısı etkisinin zararı olmayacak mıdır?

İnsan vücudunun ve dokuların ideal çalışma sıcaklıkları vardır. Bu yüzden 40 derecenin üzerinde ateş tehlikelidir. Aynı şey tendon ve kaslar için de geçerlidir. Bu yüksek ısı etkisi, her ne kadar kopma veya parçalama enerjisi açığa çıkarılmasının önüne geçilse de, tendona bir mirastır. Tendon çok tekrarlı hareketler nezdinde, her fiziki materyal gibi elastikiyetini kaybeder ve koruyucu faza geçer. Bu fazda kasa da sinyal gönderir. “Kasıl ve hareketi zayıflat!” diye. Zaten yürürken bir süre sonra baldırınızda kuvvetli bir kasılma veya sertleşme sezinlersiniz.

Bkz: Kas krampları neden olur?

Overuse yaralanmasını bu iki sebeple yakından bağdaştırabiliriz. Elastikiyetin azalması ve bölgesel ısınmanın yüksek düzeylerde seyretmesi.

Bu yüzden tendonun mekanik yansımalarını doğru analiz etmek büyük bir önem arz eder. Bu aşamada yüklenme veya güçlendirme basamağının tendon tarafından uyumlu bir gelişim göstermemesi büyük bir handikaptır ve yansımaları zaten ortaya çıkacaktır. Tendon nedir sorusundan daha öte tendonun ne olmadığını anlamamızı bu yüzden öğütlemiştik.

O halde tekrar sorup, bu çözümlemelerimizi bir potada eritelim.

Tendon nedir?

Tendon kasın açığa çıkardığı kinetik enerjiyi elastik ve harekete uyumlu formuyla sönümlemeye yardımcı, yetmediği yerde ısıya dayanıklı bir anatomik yapıdır. Hareket safhasında en az kas kadar önemli biyomekaniksel bir yere sahip olup, birçok problemi de kas yerine üstlenmektedir.

Aslında tendonda problem çıkması, olmaması dahilinde kasa verebileceğiniz büyük veya bol tekrarlı bir kuvvetin ifadesidir. O yüzden hareket düzleminin de sorgulanması tedavi sürecinde büyük bir önem arz eder. Tendon üzerinde böyle bir dinamik oluşturacak torku, bölgesel olarak hissettirdiyseniz daha büyük tehlikeleri de göğüsleyebilirsiniz gibi duruyor. Bu yüzden bizi takip ederek, tendon ve kas bileşenleri için dikkat edilmesi gereken prensipler ile ilgili fikir sahibi olabilirsiniz.