ayak bileği burkulması

Hayatımızın değeri anlaşılmayan ve çoğu zaman da atlanan kahramanları hiç şüphesiz ayaklarımızdır. Günün bütün yoğunluğunu anlamanızda etkisinden tutun, her gün aynı rutinle sizi taşımaktan çekinmemesiyle aslında gizli bir kahraman. Tekrarlayan ayak bileği burkulması da bu anlamda sizi en çok mağdur eden ve sizin için böyle emek veren ayağınıza ne kadar kötü baktığınızı anlamanızda etkili bir sinyal olabilir.

Ayak ne işe yarar?

Ayak insanın biyomekaniğinde yadsınamaz bir öneme sahiptir. Çok enteresan gelecektir ancak ayaklarınızın başka bir mekaniğe sahip olduğu bir formu kurgularsak, önemini anlamanız sadece birkaç saniyenizi alacaktır.

Sizlere ayağınızın önemini yalın bir dille anlatmak isteriz. Yere bastığımızda aslında topuk vuruşuyla kontrolümüzün dışında bir stres ile karşılaşırız. Ayak bileğimiz subtalar eklem başta olmak üzere 4 yönlü hareketiyle stresin büyüklüğüne ve vücudunuzun pozisyonlanmasına bağlı olarak kuvvetli bir mekanizma geliştirir. Bu da beraberinde kuvvetli bir stabilizasyon gerektirir. Çünkü aslında bir şok absorbsiyonu olarak yorumlanan mevcut yürüyüş formu, aslında zincirleme bir kapalı kinetik oluşturur. Burada stresin kontrollü seviyelerde absorbe edilmesi diz ve kalça eklemindeki yüklenmenin de kontrollü sınırlarda tutulmasına olanak sağlar.

Üstelik ayak bileğinin desteklenmesinde dinamik olarak görev alan kaslar da şokun absorbe edilmesiyle beraber daha da ulvi bir fonksiyon üstlenir. Ağırlık merkezinin öne doğru transferi olarak da bilinen yürüme fonksiyonu sırasında sizi öne taşıyan itme fazını kontrollü boyutlarda oluşturarak daha üst merkezler tarafından sönümlenen bir akselerasyon (hızlanma) sağlar. Oluşturulan bu itme fazı öylesine kontrollü bir zamanlama ve kuvvetle dengelenmelidir ki, kişi öne doğru hareketlenmesini devam ettirebilsin.

Tekrarlayan ayak bileği burkulması ise bu spesifik koordinasyon ve dengenin bozulmasına neden olur. Dolayısıyla stresin absorbe edilip, yer reaksiyonunun sönümlenmesi aşamasında kontrol dışı bir stabilizasyon kaybı gerçekleşir.

Ayak bileği neden burkulur?

Ayak bileği burkulmasının ilk etapta hep travmatik unsurlara bağlı olarak geliştiği öngörülür. Ancak bilimsel olarak gerçek tam olarak öyle değil. Özellikle son 10 yıldır ayakkabı modellerinin ve popüler kültürün seçtiği tasarımsal ürünlerin “uygunluk seviyesi” gözetilmeden kullanılması ve kişiye özgülük prensibinin ortadan kalkması ayak bileğinin burkulmasına olanak sağlayabilir.

  • Bu duruma örnek olarak boğazlı (basketbol ayakkabısı) ayakkabı tercihi gösterilebilir. Özellikle gelişim çağında olan veya niş bir sportif faaliyete yönelen genç bireylerin (adolesan çağı) uygunluk düzeyi gözetmeden ayak bileğinin stabilitesini “eksternal (dış kaynaklı)” sönümleme stratejisiyle limitleyen ayakkabı tercihleri, gündelik kullanımda sıkıntı yaratan bir unsur olarak gözlemlenebilir. Çünkü kassal bileşende sönümlenmesine olanak sağlamayan veya en aza indirgeyen bu yapısal tasarımlar, aslında vertikal düzende kontrolsüz pliometrik egzersiz formasyonlarını desteklemek için tasarlanmıştı. Dolayısıyla bu tarz gün içinde uzun süreli kullanıma yatkın olmadığını söyleyebiliriz. Kategori aşamasında basketbol ayakkabısı olarak betimlenmesi de bundan ötürüdür.

Bunun yanı çok sık duyulan bir tabir de gündem konusudur. Bir kere ayağımı burktum, sonra sürekli burkulmaya başladı! Bu söylemin tesadüfen herkes tarafından zikredilmesi ise aslında arkasındaki detayın irdelenmesinin gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Aslında işin en temelinde bu mekanizmayı ortaya çıkaran zemin hazırlamak eyleminin gerçekleştiğini söylemek mümkündür. Ayak bileğinin burkulması beraberinde iki türlü mekanizma oluşturur.

  • Ağrı mekanizmasıyla hareket kısıtlanır veya spazm döngüsüyle ayak bileği, ödemin de varlığıyla hareket edemez hale gelebilir. Bu kontrollü bir inhibisyon (uyarımı sonlandırma) ile bölgesel bir defans gelişimine sebebiyet vererek hareketi sonlandırarak, bölgeyi koruma yoluna gidebilir.
  • Kontrolsüz bir stabilite yoksunluğu veya esnekliğin kontrolsüz boyutlara erişmesinden dolayı şok homojen şekilde absorbe edilemez haliyle de yüksek veya tek yönlü şok oluşumunda sönümlenmesi ayak tarafından sağlanamaz. Bu da ayak bileği burkulması olarak karşımıza çıkacaktır.
Gözden kaçırma  Spastisite nedir ve spastisite mekanizması

Günde ne kadar adım atmalıyız yazımızda bahsetmedik ama gün içinde yürüme dinamiklerimizde değişimler yaparak ayak bileğinizin stabilitesini geliştirebiliriz. Bunu yazımızın ilerleyen basamaklarında dile getireceğiz.

Tekrarlayan ayak bileği burkulması neden olur?

Tekrarlayan ayak bileği burkulmasında soruna sebebiyet verecek fiziksel şartlar olgunlaşmıştır. Bu yüzden ilk burkulma, öncekilere oranla “beklenmeyen” bir anda, diğerlerine oranla daha travmatik sebeplere dayanabilir. Ancak bu burkulmanın elastikiyet ve stabilite üzerinde yarattığı tahribat oldukça kuvvetlidir. Çünkü diğer burkulmalar o kadar sık frekansta gerçekleşir ki, insanlar artık bunu olağan olarak yorumlar. Bu güven vermeyen ve stabilite sorunu yaşayan ayak bileği birçok fiziksel aktivitede mental olarak hazır hissetmemenizi de mümkün kılar.

Kişi tekrarlayan ayak bileği burkulması ile öyle olağan şekilde karşılaşır ki, artık fiziksel olarak kendini göreceli daha emniyetli hissettiği veya daha önce burkulma hissetmediği anlar ile sınırlar. Aslında basit bir tabirle kendine “safe zone” inşa eder. Bu da sizi fiziksel hareketsizliğe yöneltebileceği gibi daha kötü bir klinik tabloyla ayak bileğinin hareketliliğinde kalıcı bir psikolojik şartlanma inşa edebilir. Çünkü endişe testleri göstermektedir ki, özellikle ağırlık aktarma fazında transfer gerçekleşirken stabiliteye duyulan güvensizlik, şartlanma ile farklı vücut birimleri ile toparlanmaya sevk edilir.

Tekrarlayan ayak bileği burkulması ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Bunun çoğu zaman net bir yanıtı var. EVET! Ancak bunun sıradan bir tedavi ile mümkün olabileceğini öngörmek mümkün değil. Sadece “kuvvet” odaklı bir rehabilitasyon çoğu zaman arzu edileni sunma konusunda yetersiz kalacaktır. Zira burada olay çok yönlü bir şok absorbsiyonudur. Bu da kuvvet materyali ile doğrudan mümkün olamaz çünkü burada proprioseptif bir eğitim gereksinimi de söz konusudur.

Ancak unutmayın. Her ayak bileği burkulması aynı ilerleyişi (progresyonu) göstermeyecektir. Örneğin ayak bileğinizi burktuktan sonra kuvvetli bir fonksiyon kaybı ve bölgesel bir morarma söz konusuysa kesinlikle bir uzman hekime görünmeniz gerekmektedir. Çünkü bu işaretler grade 2 veya grade 3 olarak nitelendirebileceğimiz yırtıktır.

Biz ise eğer özellikle bir spor branşı ile uğraşıyorsak ayak bileği stabilitesi konusunda önemle durmamız gerekir. Örneğin futbolcu olduğunuzu varsayarsak, topa vuran ayağımızda diz ve kalça kaslarında etkinlik sağlayabiliyorsak, gizli kahraman olarak yerde sabit bir nokta oluşturan ayağımıza çok şey borçluyuz. Öndeki ayağınızı kuvvetli şekilde savurabilmek idealini taşıyorsanız, arkadaki ayağınızla kuvvetli bir pivot (sabit) nokta oluşturmanız gerekmektedir. Bunun için kuvvetli olmanız yeterli olmaz, öndeki kontrolsüz savurma hareketini sönümleyebilmek için elastikiyet bileşeniyle, stabilite formunda da başarılı bir performans gösterebilmeniz gerekir.

Kaynakça:

Enhanced balance associated with coordination training with stochastic resonance stimulation in subjects with functional ankle instability: an experimental trial, J Neuroeng Rehabil. 2007; 4: 47.