siyatik ağrı

Bacağın arkasına vuran ağrı genelde siyatik sinir güzergahına uygunluğu nedeniyle bel problemlerine ve özellikle segmental bel fıtığına işaret ediyor olarak değerlendirilir. Bir uzman doktor gözetiminde siyatik ağrı semptomları sorgulanır ve çözüm aranır.

Bilimsel tabanda baktığımızda siyatik ağrı ve semptomları, birçok sağlık problemine işaret edebilecek potansiyeldedir. Bunlardan biri de kalça ve çevresinde oluşabilecek potansiyel tuzaklanmalardır.

Kalça hareketliliği neden önemlidir?

Kalça eklemi, vücutta birçok eklemden farklı olarak dört yönlü hareketi rahatça yerine getirebilen bir hareketliliğe sahiptir. Ancak bu döngüde atlanan noktalardan biri de, kalçanın stabiliteye sağladığı katkıdır. İşte kalçanın tam bu açıdan homojen değerlendirmeleri ve yönelim paternleri günlük yaşantıda gerçekleştirdiğiniz sporlardan tutun, yürüme alışkanlıklarınıza kadar birçok parametreden etkilenir.

Bunlardan en önemlisi koşucularda görülen problemlerdir. Koşucular her ne kadar sisteme ve tekniğe sadık kalsa da, bugün herkesin yapabileceği ve ekipman gereksinimlerinin minimalize edildiği koşu sporu, kalça için hareketlilik anlamında sınırların son aşamaya kadar kullanıldığı bir düzendedir.

Bkz: Koşmak kaç kalori yakar?

Koşucularda bel ağrısı normal mi?

Son zamanlarda koşmanın, yağ yakımı üzerindeki etkinliği ile beraber popülarite kazandığını söylemek mümkün. Ancak burada asli bir kusur da gizemini korumaktadır.

Kalçanın yürüme ve mobilite (hareketlilik) sırasında belirli kademelerde dar açılı hareketler yaptığını biliyoruz. Buna bilimsel camiada “tilt” denir ki, bu enerji tasarrufunu mümkün kılmanın yanı sıra, mekanik olarak da ağırlık merkezinize hükmedebilmeniz için oldukça elzemdir.

Ancak koşuda absorbe edilmesi beklenen enerjinin artması, adım uzunluğunun değişmesi, yükseklikte yapılan kontrolsüz regülasyonlar ve tekniksel açıdan uygun olmayan paternler, kalçadaki bu hareketliliğin normal sınırların ötesine taşınmasına vesile olur.

Burada kalçanın mobiliteye yatkınlaşmasının da ötesinde, stabiliteye ve yüksek enerji absorbsiyonlarına da uyum göstermesi beklenir. Ancak tam net olarak ifade edemesek de, stabilite ve mobilite için birbirlerinden feragat etmeleri beklenen bir yaklaşımdır.

Tabii her şeyi koşucuların risk altında olduğu ve tek mekanizmanın da bu olabileceğine indirgersek, elimizde her daim güçlü argümanlar olur. Burada daha kompleks bir yapıda söz ediyoruz.

Kalça sıkışma sendromu nedir?

Kalça dinamik ve mekanik yapıları ile değerlendirildiğinde oldukça kompleks bir yapı. Femur ile yaptıkları birliktelik, dinamik birçok aksesuar ile de destekleniyor. Desteklenmek de zorunda.

Bugün siyatik ağrı olarak şikayet edebileceğiniz sendromun arka planında yer alan ve belki de, problemin kökeni itibariyle kalça yerine bel koşullarını sorgulamamıza vesile olan kalça sıkışma sendromu üzerinde duracağız.

Femur başıyla (trochanter) kalça kemiği olan (ischium) arasında bir köprü gören Quadratus Femoris kası bugün ele alacağımız sihirli anahtar.

Siyatik ağrı ile yüzleştiğini zanneden veya iddia eden bir kesim hasta, hocam uzun adım attığım zaman çok ciddi problemler yaşıyorum ve bu deneyim oldukça kusurlu diye bir tariflemede bulunur. Bu bakıldığında tesadüfi bir anlatım değildir.

Gözden kaçırma  İliotibial Bant Sendromu (Koşucu Bacağı)

Her ne kadar bulgular siyatik ağrı paternini tariflese de, işin algoritması tam da bu yönde işlemiyor. Şöyle ki, bu kas normalde 18 ile 26 mm aralığında bir genişliğe sahiptir. Ancak dinamik adaptasyonlar nezaretinde zamanla kazanılmış yapısal senkronizasyonlar bu kasın kısalmasını ve stabilite yönünde tavır sergilemesini mümkün kılar. Bu nereden bakarsanız bakın, bel problemi gibi anlaşılabilecek kadar ciddi bir sorun.

Kısa ölçekli ve genişlikli bu kas, aslında çok ciddi bir stabilizatör görevindedir. Kalça kemiği (pelvis) ve femur arasında doğrudan ve anlamlı bir bağlantı noktasıdır.

Siyatik ağrı kalça problemi olabilir mi?

Kalça problemleri için tariflenen örneklemler, genelde bel bölgesine de yansıyan bir alt yapıya sahiptir. Bu açıdan kalçanın hareket kısıtlılıklarının bel bölgesine tesir edeceğine yönelik bakış açısına sahip olmamız gerekir.

Gomes ve Hoyos tarafından doğrulanan test, The long stride walking olarak bilinir. Yani uzun adımla yürüme faaliyetleri gözlemlenir. Bu Quadratus Femoris olarak tanımlanan kasa yönelik yapılan bir agrevasyon (provokatif – rahatsız edici) eylemdir. Hasta bu açıda problem teşhis ederse özellikle kilitlenme, tıkırtı, takılı kalma gibi problemler ile yüzleşirse bir uzmana danışması gerekir.

Bu bölgede genellikle stabilizatör faaliyetleri mümkün kılabilmek adına kas eninde daralma konunun temel mihengi olsa da, kronik problemlerde bu kasın yırtıldığı ve cerrahi müdahaleye gereksinim duyulan örnekleri de var. Bunlardan biri 22 yaşındaki Yunan bir kadındı. (Kaynak)

Burada kişinin dinlenmesi her anlamda büyük önem taşır. Kişinin kalça eklemini belli düzlemlerde hareket ettirmesi o kadar güçleşir ki, ifade daha çok “yürüyüş sırasında belin alt kısmında ağrı” gibi dinamik kombinasyonlar ile ifade edilir.

Kalça sıkışma sendromu için egzersiz

Kalça sıkışma sendromuna sebebiyet veren Quadratus Femoris kasının mekanik anlamda kısaldığının ve genişliğini kaybettiğinden söz etmiştik. Yatay biçimde konumlanmış bu kas, kalça ve bacak kemiği arasında dinamik bir görev üstlenir.

Kısaldığında hem bacağınızın hem de kalçanızın hareketliliğini önemli ölçüde kısıtlamaktadır. Bunun için bu kasın nöral biçimde gevşemesini ve harekete duyarlı biçimde esnemesini sağlamak durumundayız. Her ne kadar kompleks bir bakış gereksinimi doğursa da, ilk etapta mevzu bahis kas üzerinde germe yapmak yeterli olacaktır.

Bunun için Yoga ile uğraşanların çok yakınen bildikleri Standing Pigeon hareketi bölgesel germeyi önemli ölçüde efektif kılacaktır.

Her germe için 30 saniyelik, 5 tekrarlı kombinasyonları kurarak deneyimlememiz lazım.

Aynı zamanda germe yaptığımız bu kas grubuna yönelik kuvvetlendirme de gerçekleştirip, nöral olarak standardizasyon sağlamak durumundayız. Bunun için kalça eksternal rotatörlerini kuvvetlendirmemiz gerekmektedir. Gluteus medius (bacağı dışa açmak) da bölgenin valgitesini (içe doğru kayma, Quadratus Femoris’ten dolayı) azaltacağından semptomların rahatlamasına olanak sağlar.

2 haftalık takibin sonrasında bir rahatlamanın olması beklenecektir.