sırt ağrısı

Sırt ağrısı günün birçok bölümünde karşımıza çıkan ve sıkça günün kalitesini bir anda düşüren temel bir problem. Masa başında, ayakta veya televizyon karşısında geçirdiğimiz günler sırt ağrısı için kaçınılmaz bir son. Çoğu zaman boyun ağrısı ile beraber beliren sırt problemleri, insanların yaşam kalitesini önemli ölçüde kısıtlamakla beraber, yaşantımıza da doğrudan müdahalelerde bulunmaktadır.

Occupational Medicine‘a göre 10 erkekten biri, 5 kadından 2’si sırt ağrısı ile mücadele ediyor. Bu oldukça yaygın ve kötü bir deneyim.

Sırf bu sebepten sırt ağrısı ile ilgili şikayeti olan kimseler, hayatlarında bu kadar korkunç bir tecrübeyi kolay kolay yaşamayacaklarını dile getirir. Ancak böylesine uzun süreli bir problem başka sebeplerin de habercisi olabilir. Neyse ki, sırt ağrısı yaşamamak için yapabileceğimiz birçok yöntem bulunuyor.

Sırt ağrısı neden olur?

Sırt ağrısını tek bir neden doğrultusunda değerlendirmeye almak çoğu zaman yetersiz bir savdır. Çünkü oldukça segmental bir problemin de temelinde gelişebilen bu hadise, çoğu zaman ön düzlemde çalışmamızın bir yansıması niteliği taşımaktadır.

Günlük hayatta masa başı çalışmalardan, ayakta çalışma pozisyonlarına kadar tamamen hareketsizlik ve öne doğru eğilme bileşeninde oluşturulmuş bu mekanizmal rutin, yerçekiminin de etkinliğiyle karmaşık bir hal alabilmektedir. Özellikle torakal bölge olarak nitelendirdiğimiz göğüs kafesinin arka düzlemindeki omurların hareketsizliği ile belirli düzlemde hareketinizi kısıtlamaya ve bir yansıma olarak ağrılarınızın belirginleşmesine sebebiyet verebilir.

Sırt bölgesi birçok hareketin merkezinde yer alması nedeniyle bolca tekrarlı travmaya maruz kalır ve bu süreç zarfında bir süre sonra hareketsizleşmeyi kendisine görev adleder. Oysa ki, bu stabilizatör (sabitleyici) eğri, hareketlilikten feragat anlamı da taşır. Bu hareketsizlik, vücudun birçok bileşeninde olduğu gibi ağrı yansımasını da ister istemez tetikler. Dolayısıyla bu bölgenin kontrollü biçimde hareketliliğine kavuşması bizler için oldukça önemlidir.

Bu mekanik düzlemdeki değişimleri daha detaylı irdelemeden değişik parametrelerin de bu probleme ışık tutabileceğini özümsememiz gerekiyor. Bunlardan ilki postüral adaptasyonlar. Defalarca vurguladığımız ve sosyal medyada da defalarca karşımıza çıkan bir unsur olma özelliği taşıyan akıllı telefon kullanımları, bilgisayarların hayatımızda büyük rol üstlenmesi sırt ve boyun bölgesi için büyük bir risk taşımaktadır.

Sırt ağrısı denildiğinde aklımıza gelmesi gereken bir diğer bulgu ise disk herniasyonu olarak bilinen ve halk dilinde fıtık olarak özetlenmiş olgu. Ancak bu bölgede fıtık görülme olasılığı oldukça düşük bir ihtimal. Bel bölgesinin genel ağırlık merkezimiz olması nedeniyle bu denli stresi absorbe etme konusundaki fedakar tavrı ve boyun bölgesindeki hareketliliğin omurgadaki mobiliteye katılımından dolayı bir diğer fıtık adayı olması, torakal bölge üzerindeki yüklenmeyi minimalize etme konusunda oldukça iradelidir. Dolayısıyla torakal bölge sınırları içerisinde fıtık görülme olasılığı, bel ve boyuna oranla oldukça limitlidir.

Whiplash sendromu ve sırt ağrısı

2018 yılında yapılan bir çalışma Whiplash sendromu olarak bilinen bir problemin, idiopatik (sebebi bilinemeyen) sırt ağrısı için bir etyolojik unsur olabileceğini gösteriyor.

Bir trafik kazası veya ani frenleme yaptığınızda vücudunuz oluşan enerjiyi absorbe etme konusunda fedakarca bir kamçılama hareketi yapar ve bu daha büyük problemlerin oluşmasının önündeki yegane engeldir. Ancak bu da beraberinde mekanik bir kusur yerine dinamik formasyonda kuvvetli bir tip yansımalara sebebiyet verir.

Burada travmatik bir unsurun var oluşu, beraberinde bir yaralanma döngüsü de başlatacaktır. Ancak bu yaralanma, sanılanın aksine daha dinamik ve daha uzun süreli etkileri olan bir forma sahiptir. Whiplash sonrasında yansımalar uzun vadede, kontrolsüz kasılmalar ve boyun, sırt bölgesinde tonus artışı gibi adaptasyonlar ile karşımıza çıkabilir. Bu ilk etapta, belli belirsiz bir ağrı şikayetiyle ve öncüllü bir şekilde tahmin edilemeyen bir sürelemeye sahip olması nedeniyle anlaşılmaz bir mekanizma olabilir ancak döngü sizi muhakkak ziyaret edecektir.

Bu yüzden geçmişte bu tarz ani şekilde hız düşürme, başınızın ani şekilde öne gelip, tekrar düzleştiği mekanizmaları hatırlamanız geçmek bilmeyen sırt ağrılarını anlama konusunda verimli bir yöntem olabilir. Burada aslında kas, kendi içinde bir non-movement zone yaratıp, hareketi belirli bölgelerde limitleyerek ve muhtemel bir yaralanmanın önüne geçerek sizi korumaya eğilim gösterir.

Sırt ağrısı nasıl geçer?

Sırt ağrısının ciddiyetine ithafta bulunabilmek adına en önemli unsurlarından biri kuvvet kaybının yaşanıp, yaşanmadığıdır. Kas kuvvet kaybından ziyade, yaygın bir ağrı tanımlamasından söz ediliyorsa kesinlikle postür hakkında bir yoruma ihtiyacımız var demektir. Bu postür sadece statik bileşenleri ihtiva etmemekle beraber, dinamik varyasyonlarının da göz önünden geçirilmesi gerekir.

Gözden kaçırma  Demir eksikliği ne iyi gelir?

Bkz: Postür nedir?

Burada etken olan bileşenin eliminasyonu sağlanmadan kalıcı bir çözüm mekaniği oluşturmak çoğu zaman yersizdir. Ancak günümüzde birçoğumuzun atladığı ve hatta uzmanlar tarafından bile dile getirilmeyen unsur torasik disfonksiyon kavramıdır.

Bel ve boyun bölgeleri bir göreve ithafen yoğun şekilde çalıştığından ve pozisyonlanabildiğinden, aracı veya aktarıcı görev üstlenen sırt bölgesi, çoğu zaman hareketsizleşmeyi veya hareket yetilerinde daralmayı kendine uygun görür.

Torakal bölgedeki omurgalar başın rotasyonel bileşenlerine karşılık, ters tarafa doğru dönebilme yetisine sahip olmalıdır. (konveks, konkav ilişkisi uyarınca) Ancak bu stabilizatör eğri, ister istemez bu hareketliliğin söz konusu düzlemde gerçekleşmesinin önünde büyük bir engeldir. Bu hareketsizlik de, bir çeşit adaptasyonları meydana getirerek, problemlerin derinleşmesine ve hiçbir bölgede problem “olmamasına” rağmen ağrı kaynağının kuvvetli hissedilmesine neden olabilir.

Dolayısıyla sırt ağrısında dolaşımı artırmak amacıyla özellikle uzun süreli faaliyetler nazarında sıcak koymak, çeşitli ajanlar ile katılım sağlayabilmek akılcı ve basit bir çözüm gibi görülse de, bu kadar yalın bir problem olmadığının idrak edilmesi gerekir.

Her şeyden ziyade kuvvet antrenmanları ile şekillenmiş bir çeşit egzersiz programı yerine hareketlilik odaklı, mobilite yönü kuvvetli ve torakal bölgede dizilimsel hareket mekanizmasını destekleyecek kompartmanlara da yer vermek, en az kuvvetlenme mekaniği kadar önemlidir.

Sırt ağrısına ne iyi gelir?

Sırt ağrısına ne iyi gelir diye sorulduğunda yanıtlar çok karmaşık, birbiriyle tutarsız olabilir. Ancak bu uyumsuzluk, genelde problemin edinilişi ile doğrudan alakalıdır.

Sıcak uygulamak veya ağrıyı dolaşımı artırarak geçirmeye çalışmak, akut (yeni başlangıçlı) hadiseler dışında çoğu zaman etki etmez. Ağrınızın birkaç saatliğine azalmasına vesile olur ki bu da tedavi edici bir unsur olarak görülmemelidir.

Bunun için bölgenin olası hareket kısıtlanmalarını ve kas kuvvetsizliklerini gidermek birincil çözüm kaynağıdır. Torakal bölgede anterior – posterior gliding (yukarı aşağı) ve rotasyonel bileşenlerin tam yetkinlikle sağlanması gerekir. Bu sayede hareket kısıtlılığına ve blokajına bağlı gelişecek ağrı unsuru ortadan kalkacaktır.

Tüm bunların yanı sıra, boyun ve bel bölgesindeki dinamikler de sorgulanmalı olası problemler çözüme kavuşturulmalıdır.

Kısacası sırt ağrısına bağlı problemlerin çözümü için genelde bütüncül bir bakış açısı yakalamak ve tek bir segment (sırt) bölgesine odaklanmadan detaylı bir muayene kaçınılmazdır. Çünkü genelde sekonder (ikincil tabanda) gelişen problemler, sırt bölgesinde ağrı kusurunu ortaya çıkarır.

Bu konuyla ilgili bir diğer yansıma kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçların kullanımına olan yatkınlıktır. Bu uzman hekimin kontrolü ve uygun görmesi ile tasdik edilecek bir problemdir. Yine de atlanmaması gereken husus ağrıya yönelik bir kuvvetlendirme veya mobilite eğitimi yapılıyorsa ağrı kesicinin minimum 2 saat içerisinde içilmiş veya hiç kullanılmamış olmasıdır. Burada ağrı kesici, ağrı algısındaki düşmeyle beraber olası bir yaralanma koşulunda algısal hassasiyetin kaybedilmesi nedeniyle riskli potadadır.

Sırt ağrısının nedeni disfonksiyon olabilir mi?

Disfonksiyon mevcut anatomik yapının, görevini herhangi bir sebep ile idame edememesine verilen isimdir. Buradaki blokaj dinamik unsurlar (kas) odaklı olabileceği gibi, mekanik kısıtlanmalar nedeniyle de oluşabilir. Bu nedenle bölgenin yeterli hareketliliğe sahip olması, ağrı unsurunun ortadan kaldırılması adına büyük bir önem taşır.

Hareketsizlik veya doğru mekanikle hareket edememe çoğu zaman ağrı yanıtını oluşturur. Bölgenin hareketindeki göreceli veya objektif limitasyon dinlenme zamanından, hareketliliğe kadar birçok parametrede ağrı kusurunun ortaya çıkmasına önayak olur. Bu yüzden bölgenin yeterli hareketliliği sağlaması için gerekli olan etken kas kuvvetinin yeterliliği ve mekanik hareket rutinin sağlanması büyük bir önem arz eder.

Sırt ağrısı egzersiz ile geçer mi?

Sırt ağrısı sorunun tespit edildiği hususlarda egzersiz varyasyonuyla son derece net bir şekilde tedavi edilebilir. Ancak burada tedavi edici unsur olan egzersizin, doğru kurgulanması ve kişinin gereksinimlerine atıfta bulunması önemlidir.

Herkese tek düze biçimde verilmiş, hazır tüketim egzersiz modellemeleri ağrınızın azalması şöyle dursun, bölgenin travmatik tavrını derinleştirebilir. Bu yüzden kurgulanan egzersiz pratiği gereksinimler göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır.

Örneğin masa başı bir işte çalışan bir banka personeli ile bir sporcunun yaşadığı sırt ağrısı aynı mekaniksel düzlemde sorgulanamaz ve aynı şekilde tedavi edilmeye odaklı ortak egzersiz parametreleri muhtemelen iki kişinin birinde hiçbir etki oluşturmaz.

Burada bankacının statik yüklenmeye her daim maruz kalması ve günlük yaşamda muhtemelen atladığı birçok temel unsurun yaratacağı tahrip edici etki veya kısıtlanmaların doğru analiz edilmesi gerekir. Bir sporcuda kurgu, intraabdominal basıncın regülasyonundan tutun, doğru teknikle spor idame edip, etmediğine kadar erişebilir.