ön çapraz bağ ameliyatı

Diz mekaniği çok yalın bir konseptte fonksiyonunu yerine getirse de, travmalarda yaralanmaya açıklığı ile meşhurdur. Çünkü bu tek düze hareket bileşeni, birçok basamakta yükün bağ dokulara yoğunlaşması için kabul edilebilir bir sebep olabilir. Ön çapraz bağ ameliyatı da bu konuda en çok karşılaşılan yaralanma türevlerinden biridir.

Ön çapraz bağ yırtığını anlamak için biyomekaniksel olarak çalışma pratiğini doğru şekilde analiz etmek gerekir. Ön çapraz bağın genel yırtılma tipi, diziniz kilitli pozisyonundayken dıştan gelen bir darbe formatına dayanır.

Genelde sporcular ile özdeşleşen ön çapraz bağ yırtığı ile ilgili bir başka ilginç istatistik ise American Academy of Orthopedic Surgeons tarafından yayınlandı. Bu çalışmaya gören kadın sporcular bu durumla erkek sporculara oranla 2 veya 10 kat daha fazla karşılaşıyor. Bu değişken aralık, yapılan spor gözetilmeden tanımlandığından bu derece geniş bir yelpazeye sahip.

Ön çapraz bağ yırtılması nasıl olur?

Bu darbenin gelmesi çoğu zaman şart değildir ancak zeminin olgunlaşması için ve ön çapraz bağın çalışma pratiğini analiz etmek açısından kıymetlidir. Dizinizi düzleştirirken femur (uyluk kemiği) ve tibia (kaval kemiği) birbiri üzerinde döner. Bu sayede bir kilitleme mekanizması oluşarak, herhangi bir şekilde “boşa kaçma, kontrolsüzlük” oluşmasının önüne geçilir. İlk etapta bu derece sağlıklı bir hareketin nasıl bir sakatlık mekanizması oluşturacağını anlamak zor olabilir. Ancak bu dönüşü bir kere not edelim. Bu sayede ön çapraz bağ en gergin pozisyonuna gelir.

İkinci bir varyasyon ise kasların rotasyonel (döndürücü) bileşenlerde tüm fonksiyonu ve yükü bağ dokuya devretmesidir. Ancak bu kassal planda yaralanmayı engellese de, bağ dokularını yaralanmaya açık hale getirir.

Dolayısıyla tüm bu bileşenler tek bir formda harmanlanırsa ön çapraz bağın yırtılması için hiçbir engel kalmaz. İhtiyacımız olan özellikle dış yönden sağlam bir kuvvet veya blokaj ile moment oluşmasıdır. Bu şart da olgunlaşırsa, mekanik olarak avantaj sağlayan bu parametreler sizi sakatlamak için kollarını sıvar.

Ancak tüm bunları anlatırken en çok yaralanma tipiyle özdeş bir tablo çizdiğimizi de unutmayalım. Halbuki bu denklem çoğu zaman bu şekilde işlemez. Örneğin ani hızlanma basamağında da bu klinik sonuçla karşılaşmak mümkündür. Tıpkı ani yön değiştirme, sıçramalar sonrasında kontrolsüz düşme gibi eylemlerde olduğu gibi.

Peki biz bunları neden anlattık? Şüphesiz elinizde olmayan bir travmayı önlemeniz mümkün değildir ancak çalışma mekaniğini öğrenerek, bireysel oyun stilinizi ve antrenmanlarınızı bu şekilde inşa edebilmeniz mümkündür. Ancak enteresandır televizyonlarda, haberlerde, gazetelerde sıkça bir sporcunun ön çapraz bağ ameliyatı ile yüzleştiğini duysak da, bu durum için en riskli pozisyonda sedanter bireyler bulunmaktadır. Nedenlerini anlatacağız.

Not; bu risk karşılaşma oranı olarak değil, karşılaşıldığında tedavi süreci açısından zorluk seviyesi olarak değerlendirilmelidir. Çünkü bir sporcu her ne kadar bu travmaya daha yatkın olsa da mevcut kas kuvveti ile, sedanter bir bireye oranla daha avantajlı bir fiziki kondisyona sahiptir.

Ön çapraz bağın yırtıldığını nasıl anlarım?

Şüphesiz bu soruyu soracak vakti bulamazsınız. Çünkü bu tarz bir yırtık, çoğu zaman büyük belirtiler verir. Ancak genelde bu rahatsızlıkla yüzleşmiş bireyler bir pop sesi, hızlı gelişen bir ödem, aşırı ve sürekli devam eden ağrı, hareket açıklığında kuvvetli kayıp ve ağırlık aktarmada boşalma hissinden bahseder.

Bu semptomlar tam yırtık olarak belirtilen (grade 3)’de keskin ve net bir şekilde hissedilir. Bağ dokunun elastik sınırının aşılmadığı ancak zorlandığı durumlarda (grade 1) bu tarz semptomlar yaygın şekilde görülmez. Ödem ve ağrı şikayeti, korkunç boyutlara ulaşmaktan uzaktır.

Ön çapraz bağ yırtığı ameliyatsız iyileşir mi?

Ameliyat korkumuz çoğu zaman anlaşılabilir psikolojik bir problem. Bugün beni dahi bu tabloya sürükleyen bir unsur olsa, ameliyattan korkarım. Hiç kuşkusuz. Neyse ki, ön çapraz bağ yırtığı sonrasında ameliyatsız tedavi seçenekleri az da olsa değerlendirilmekte.

Özellikle inaktif, hafif ağırlığa sahip bireylerde diz ekleminde bir instabilite (kontrol kaybı) gelişmediyse bu seçenek ortopedist tarafından değerlendirmeye alınmaktadır. Çocuklarda büyüme plakları açıksa, kısmi bir yırtıktan söz ediliyorsa ameliyat seçeneğinden önce konservatif (cerrahi olmayan) yaklaşımlar uygulanabilmektedir.

Ancak yine belirtmek gerekir ki, bu tüm ön çapraz bağ yırtığı hastalarında kullanılabilecek bir metot değildir. Az ve kısıtlı bir zümreye hitap eden bir yaklaşımdır. Bu süreçte ameliyatın kazanımları ve kayıpları adeta bir terazide ortopedist tarafından değerlendirilerek sonuca bağlanır. Örneğin sedanter bir bireysiniz, tek yaptığınız televizyon karşısında bütün bir günü geçirmekse ve yaşınız da bir hayli ilerlediyse ameliyat sizin için çok da avantajlı değildir. Doktorunuz da bu konuda etkenleri ve günlük yaşam potansiyelinizi sorgulayarak kararını verir.

Ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında süreç çok zor diyorlar, doğru mu?

Ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında deneyimler hep kötüdür. Çünkü ön çapraz bağ 11 mm boyutuna karşılık, oldukça kıymetli bir hadiseyi meydana getirir. Ameliyatı sonrasında beklenen rehabilitasyon süreci ve tekrar hayata dönmek için yeterlilikler oldukça geniş bir istatistiksel veriye sahiptir.

Herkesin bu konuda birçok ameliyat süreci gibi farklı tecrübeleri ve sıkıntıları vardır. İşin aslında bunlar tesadüfi de değildir. Çünkü ön çapraz bağ yırtığı sonrası uygulanabilecek ameliyatlar oldukça farklı varyasyonlara sahiptir. Her ne kadar ameliyat sonrasında 8 haftada iki cerrahi teknik bileşeni eşitlense de, yaklaşık 2 aylık süreç ve sonrası yorumlamaya açıktır.

Ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında kesinlikle iyi bir program oluşturulmalı ve süreç devam ettirilmelidir. Üzülerek belirtiyoruz ancak ön çapraz bağ ameliyatı %27 oranında tekrarlanabilecek bir düzeydedir. Bu cerrahi başarıdan öte, kişinin yeterlilikleri sağlamadan tekrar bir travma yaşaması veya spora dönmesi ile özdeştir. Bu yüzden basamakların doğru kurgulanması ve yeterliliklerin sağlanması büyük bir önem arz eder.

Gözden kaçırma  Parkinson Nedir? Parkinson ile Nasıl Yaşanılır ?

Birçok ameliyat gibi, ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında da temenni sorunun tamamen ortadan kalkması gibi kaotik bir düşünce tarzına bürünmüştür. Ancak birçok ameliyat, uzman doktorunuzun da bahsedeceği gibi bir başlangıçtır ve sürecin doğru yönetilerek, sonucun verimliliğe dönüşmesi bir özveri ister. Yani bu ameliyat olunduktan sonra da süreç “tamam, bitti” tanımlamasına erişemiyor.

Ön çapraz bağ ameliyatı ve türleri

Burada size tutup da, şu ameliyat böyledir, bu ameliyat şöyledir gibi bilgileri tabii ki vermeyeceğiz. Ancak genel hatlarıyla iki klinik tablonun nasıl değişik bir seyir gösterebileceğini anlatmaya çalışacağız. Bir ortopedist hiç kuşkusuz harika bir eser ortaya döker, ancak hastanın da gerek doktorun tavsiyeleri gerek yaşamsal modifikasyonları doğru şekilde yerine getirmesi gerekir.

Ön çapraz bağ ameliyatı sırasında en popüler iki uygulama Hamstring tendon otogrefti ve Patellar tendon otogrefti. Bu iki yöntemin kendisine göre avantajları olup, muayenenizi gerçekleştirecek uzman doktor tarafından gereklilikler gözedilerek tercih edilecektir. Nitekim değişen trendler ve çalışmalar da iki uygulama türünün birbirine göre göreceli avantajlarını net bir şekilde ortaya koymuştur.

Patellar tendon otogrefti genellikle beden kitle indeksi yüksek bireylerde tercih edilen bir cerrahi tekniktir. Burada tespit edilen greftin, erken süreçlerde daha yaygın ve kuvvetli şekilde yük toleransı göstermesi en önemli etkendir. Tercih edilmesindeki sıklık (özellikle USA) tekrar yaralanmaya oldukça kapalı oluşu, laksite denilen kontrolsüz hareketliliği engelleyişi, yüklenmeye karşı dayanıklı oluşuyla uyumlu bir tavır sergiler.

Her ne kadar avantajları başarılı gibi görünse de, bir diğer tarafta dezavantajları da mevcuttur. Örneğin rehabilitasyon sonrasında dahi devam eden ön diz ağrısı (patellofemoral ağrı sendromu) oldukça sık rastlanan bir semptomdur. Ancak bu tarz dezavantajları gözetilerek bir ameliyat tercihi değiştirilemez. Ortopedist, uygun gördüğü grefti uygular ve bu uygulama için gereksinimler de tamamen kendi insiyatifindedir.

Hamstring tendon otogrefti ise erken dönemde oldukça riskli bir statüdedir. Bu iki teknik arasındaki negatif ivmeyi, 8. haftada kırdığını ve sonrasında avantajlı bir gruba geçtiğini söyleyebilmek mümkün. Bununla ilgili araştırmalar bulunmaktadır. Ancak bu 8 haftalık süreç patellar tendon yüklenmeye yatkınlığı ve tekrar yaralanma oranındaki düşüklük ile tercih edilesi konumdadır.

Hamstring tendon otogrefti kuvvetli bir şekilde yükselişe girer (8. hafta sonrası) ve çoğunlukla patellar tendon otogreftinin yarattığı dezavantajları “yaşamamanızı sağlar!”. Bu yüzden son birkaç yıldır tercih edilen bir statüde olsa da erken dönemdeki zayıf reaksiyonu halen büyük bir engeldir.

Yine bir başka araştırmada Hamstring tendon otogreftinin erken dönemde enfeksiyona daha açık olduğu belirtilmiş. Mesela çok salt bir mantıkla düşünüldüğünde böyle bir riskin varlığı veya yaşanabilme durumu gözetildiğinde “bağışıklık sistemi zayıf” veya “kanser geçmişi olan” birinde tercih edilme olasılığının düşük olabileceğini akıllara getirebilir.

Ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında ne zaman spora dönerim?

Ön çapraz bağ ameliyatı ve sonrasında spora dönüş, sportif branşlar arasında bile farklılık göstermektedir. Bunun yanı sıra birçok faktör, sürecin işleyişini ve tekrar geri dönüşün süresini değiştirmede rol üstlenebilir.

Örneğin sürecin doğru şekilde yönetilmemesi, doğru yüklenmelerin doğru zamanla idame edilmemesi süreci 8 ay gibi bir pergelde incelememize neden olabilir. Ama genelde sportif düzey ve var olan performansına bağlı olarak 4 ay ile 6 aylık süreci kapsar.

Bu sürede greft, hem yüklenmeler hem de yapılacak doğru fiziki eğitimler ile sinyalizasyonunu ve elastikiyetini sağlar. Bu sayede harekete karşı tam duyarlı ve yetkin reaksiyonu oluşturabilecek bir boyuta erişir. Bu açıdan bakıldığında bizleri gerçekten anlamlı ve zor bir yolculuk beklemektedir.

Ön çapraz bağ ile ilgili enteresan bir sporcu hatırası

Ön çapraz bağ yırtığı genelde oldukça travmatik ve son derece şiddetli gelişen bir hadisedir. Dolayısıyla farkında olmasanız da, bilinçaltınızda bu yaralanmayı istemeyeceğinize dair bir tavır gelişir. Nitekim birçok sporcu da farkında olmadan bunu deneyimlemektedir.

Ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında 6. ayında tekrar sahaya çıkan oyuncunun performansı çoğu zaman sorgulanır. Hatta topu daha kısa süre ayağında tuttuğu, direkt temas halinden kaçındığı, hava toplarında koruyucu bir tavır sergilediği ve ikili mücadeleleri tercih etmediği gözlemlenebilir.

Sporcunun kendisine sorulduğunda ise “öyle bir şey hissetmiyorum, yeterince güçlüyüm!” denilir. Ancak beynin öğrenme süreci ve limitleri bu bağlamda oldukça fonksiyonel bir tavır belirler. Sizin yerinize içgüdüsel yanıt mekanizmaları oluşturur. Topu daha kısa sürede ayağınızdan çıkarmaya gayret ederken bulursunuz kendinizi. Üstelik bunu bilinçli olarak da idame etmezsiniz.

Bu hiç şüphesiz mutlak bir son değildir. Ancak insan bir robottan farklı şekilde duygularını, deneyimlerini ve ağrılarını olayın bütünlüğüne senkronize ederek yaşar. Kendi farkında olmasa da, yaşadığı bu ağrılı ve bol sancılı tecrübe onun sportif performansına özgü müdahalelerde bulunur. Bunun için gerçekten analitik düşünebilen ve olaya bütüncül bakan bir fizyoterapistin sürece entegre olması gerekebilir.

Size şaşırtıcı gelecektir ancak bu tarz geri dönüş eğitimlerinde bırakın “yaptığı spora özgü egzersizleri”, bulunduğu pozisyona göre antrenman ve rehabilitasyon programı inşa edilmelidir. Örneğin bir santrafor ile defans oyuncusu veya pivot ile point guard‘ın gereksinimleri ve diz mekaniği üzerindeki stresleri eşlenik değildir. Zaten büyük olasılıkla biri “sıçrama sonrası kontrolsüz düşüş” bir diğeri “sabit pozisyondayken aldığı stres” neticesinde ön çapraz bağ yırtığı ile karşılaşmıştır. Bu yüzden yapılacak sportif rehabilitasyonun da bu gibi durumların yanı sıra psikolojik tavırların da dahil edilerek yapılması gerekmektedir.

Hatta sporcunun rehabilitasyon sonrası çıktığı müsabakada bilinçli, bilinçsiz sergilediği oyun performansı ve seçimleri not edilerek bu yönde geliştirmeler sağlanmalıdır. Böylesine travmatik bir yaralanma sonrasında sporcunun bilinçdışı tavırlar sergilemeyeceği, kararlar vermeyeceği yönündeki varsayım oldukça talihsiz ve insan fizyolojisini anlamaktan uzaktır.

Bu durum ile karşılaşmayıp, sağlıklı bir ömür yaşamanız dileğiyle.