omuz sıkışma sendromu

Omuz sıkışma sendromu omuzda ağrıya sebebiyet veren en temel rahatsızlıklardan biridir. Genelde başüstü aktiviteleri sıkça tekrarlayan spor branşlarının yanı sıra, günlük yaşam aktiviteleri ile de oluşabilen bir problemdir. Bu çok tekrarlı mekanizma büyük bir problem ihtiva eder. Çünkü omuz bu hareket düzleminde savunmasız kalır.

Aslında omuz sıkışma sendromu yapısı itibariyle dinamik bir kombinasyona sahiptir. İstirahat sırasındaki ağrı tariflemesi ya hiç yoktur, ya da hareket bileşenine oranla oldukça zayıftır.

Omuz sıkışma sendromu neden olur?

Omuz sıkışma sendromu aslında bir dinamik varyasyon neticesinde gelişir. Rotator cuff olarak bilinen Türkçe’ye omuz manşeti olarak çevrilen 4’lü kas grubu, kolunuzu kaldırmanızı ve döndürmenizi mümkün kılar. Bu hareket bileşenin yanı sıra humerus (üst kol kemiği) ile omuz arasındaki dinamik ve mekanik bağlayıcılığı da üstlenir.

Bu tarz stabilizatör (sabitleyici, dengeleyici) yapıların arkasında her daim problem için bir alt yapı vardır. Burada da hareketin kontrol üstü boyutlarda, sürekli olarak tekrar edilmesi irritasyona (hassasiyete, hasara) sebebiyet vermektedir.

Şimdi basit ve yalın bir mantıkla düşünüldüğünde, bu yapı bölgeyi sabitlesin mi, hareketi mi desteklesin? İşte buradan biri dominant olduğunda, diğeri fonksiyonunu yitirmese de, kontrollü hareketler içermediği takdirde sorunlara zemin hazırlayabiliyor. Rotator cuff adı verilen bu omuz manşeti hareket sırasında akromion olarak bilinen kemiksel bölgeye yakın lokalizasyondaki bir bursa’ya tesir eder.

Bursa tıpta hareketi kolaylaştıran, akışkan formuyla eklemlerin rahat hareket etmesine vesile olan yapı demektir. Bu sefer ise baş üstü aktiviteler sırasında bursa’da var olan basınç kontrolsüz boyutlara erişir. Bu aşırılaşma omuz manşeti için sıkıştırıcı bir etki ortaya çıkarır ve ağrıyı meydana getirir.

Burada en önemli detay omuz sıkışma sendromunun gelişimi için tekrarlı kullanımın, boyutları ne olursa olsun, deneyimlenmesinin gerekliliğidir. Genelde aşırı kullanım beraberinde kasta yorgunluğa sebebiyet verir ancak “gittiği yere kadar” mantığıyla kişi bu sinyali önemsemez. İşte tam da bu esnada vücut, olaya müdahil olabilmek için ağrı sinyali geliştirebilme pahasına destekleme (kompanse etmek) sürecine dahil olur.

Omuz sıkışma sendromu belirtileri

Omuz sıkışma sendromu belirtileri oldukça yaygın ve net tariflenebilir ölçüdedir. Omuzdaki diğer problemlere oranla daha farklı ve ayırt edilebilir bir formdadır.

Omuz sıkışma sendromu olan bireyde zayıf ama her daim devam eden bir ağrı, kolunuzu yukarı kaldırdığınızda baskın hale gelen ağrı, ağrıya bağlı olarak gelişen koruyucu yaklaşım sonucunda hareketlerde zayıflık, gece uyandıracak biçimde ağrı oldukça sık görülür.

Baktığınız zaman yukarıda saydığımız dört belirtinin hepsi de ağrı ve türevleri formunda karşımıza çıkmaktadır. Bu hiç de şaşırtıcı değildir çünkü ağrının bu problemde mekanik ve dinamik kökeni vardır.

Neler omuz sıkışma sendromuna sebebiyet verir?

Spor yapmanın çoğu zaman verimli olduğuna dair inanış hiç de yanlış değildir. Ancak doğru parametreler göz önünde bulundurulursa. Özellikle belli branşların omuz sıkışma sendromu ile aralarında mantıksal ve mekanik olarak belirli bir yatkınlık vardır.

Yukarıda bahsettiğimiz üzere başüstü aktiviteler ve bunların aşırı tekrarlanması omuz sıkışma sendromunun yegane bileşenidir. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda hangi sporların bu alanda riskli grup olarak değerlendirileceğini sizler de tahmin edebilirsiniz, ancak biz sizler ile paylaşarak sizleri uğraştırmayalım.

Basketbol, tenis, beyzbol, yüzme, hentbol gibi sportif branşlar bu konuda riskli olarak değerlendirilebilir.

Ancak sadece sportif branşların bu konuda risk barındırdığı yanılgısına düşmek hepimiz için sakıncalı olacaktır. Zira sporcular bu hareket formlarını defalarca pratik etmiş, yeterlilik grubundaki kaslar üzerine özellikle odaklanmıştır. Dolayısıyla bu daha çok sedanter yani hareketsiz insanları etkileyebilecek bir statüdedir.

Gözden kaçırma  İliotibial Bant Sendromu (Koşucu Bacağı)

Mutfak dolaplarının oldukça yukarıda olması, düzenli perde çıkarılması gibi günlük yaşamsal fonksiyonlar değerlendirilebilir. Ancak belli başlı meslek grupları bu rahatsızlık için oldukça kuvvetli adaylardır.

Örneğin inşaat işinde çalışanlar, kargo şirketlerinde veya lojistik şirketlerinde çalışanlar, ressamlar özel olarak bu grup için kuvvetli adaylardır.

Omuz sıkışma sendromunda neden gece ağrı olur?

Omuz sıkışma sendromunda gece belirginleşen ağrının yegane kaynağı, gece kan dolaşımınızın zayıflamasıdır. Hatta karanlık her koşulda olduğunun aksine burada ayıbı örtmek yerine ortaya serer. Bu azalan kan dolaşımı hasarlı doku (tissue damage) tarafından ağrı sinyaliyle bulgu verir. Gece ağrısı sürekli devam ederse bu doku hasarına karşılık yapılması gereken uygulamaların bertaraf edildiği ve doku hasarının devam ettirildiğini göstermekte etkilidir.

Bkz: topuk ağrısı neden gece belirginleşir?

Omuz sıkışma sendromu tedavisi nasıl olur?

Omuz sıkışma sendromu tedavisinde ilk etapta istirahat bolca tavsiye edilir. İstirahat genel bir formdan ziyade, riskli aktiviteleri içeren hareket formlarının kısıtlanması ve geçici süre zarfında bu hareketlerin “hiç yapılmaması” üzerine kuruludur. Bu etapta kişi risk içeren faaliyetleri devam ettirdikçe, olgunlaşmaya çalışan inflamasyon (doku onarımı) sürecine müdahale eder ve iyileşmeyi geciktirir.

İkinci bir diğer basamak ise soğuk uygulamasıdır. Soğuk uygulamasının bölgeye giden kan akımını azaltarak, bölgede onarımı sağladığını ve ağrı üzerinde etkili bir mekanizma olduğunu biliyoruz. Soğuk uygulama toplamda 10-15 dakika aralığında yapılmalı, 15 dakika kesinlikle aşılmamalıdır.

En önemli basamaklardan biri ise fizyoterapist eşliğinde yapacağınız tedavidir. Çünkü bir problemin ortaya çıkışı genelde birkaç aylık veya yıllık olgunlaşma sürecine ihtiyaç duyar. Omuz sıkışma sendromu da bu konuda oldukça cömert bir problemdir. Defalarca tekrarladığınız başüstü aktivite vücut tarafından bir mekanizma gelişmesine vesile olur. Özellikle deltoid adı verilen omuzun üstünü örten kas grubunun zayıflığı, omuzun stabilite ve deprese (aşağı doğru sabitlenmesi) olmasının önünde bir engeldir.

Bu zayıflık omuzun daha kontrolsüz açılarda hareket etmesine ve bir nebze yaralanmaya daha açık hale gelmesidir. Aynı şekilde serratus anterior adı verilen kas grubu diğer kaslardan çok daha farklı bir şekilde eklemin dinamik varyasyonlarını dengeler. Bu grubun zayıflığı da yine eklem hareket açıklığının kontrolsüz boyutlara erişmesine vesile olabilir.

Bu kasları örnek teşkil etmesi açısından belirttik. Fizyoterapist eşliğinde bu kasları free-to-pain (ağrı olmayan aralık) formunda deneyimleyecek ve harekete adapte olabilmenizi, aynı zamanda ağrıya bağlı kolunuzda kısıtlanan hareketlerin tekrar açıklığına kavuşmanızı sağlayacaksınız. Ancak tekrar belirtmek gerekir ki, bu süreçte belirli kas gruplarının güçlenmesini sağlamadan, onların stabiliteye katkı koymasını sağlamadan tam anlamıyla iyileşme sürecinin olgunlaşmasını söylemek mümkün değildir.

Sadece ağrının geçtiği bileşende tedavi yaklaşımlar genelde semptomları geçirir (ağrı, ödem vb) ancak sorunun esas kaynağı tam olarak da oradadır ve dolayısıyla problemin tekrarlanmaması bir mucizeye denk düşer.

Omuz sıkışma sendromu için ameliyat gerekir mi?

Aslında omuz sıkışma sendromu için ameliyat varyasyonları sınırlı bir yelpazede görülmektedir. Ancak bununla ilgili bir araştırma özellikle kronikleşmiş ve hareketi önemli ölçüde kısıtlayan parametrelerde ameliyatın düşünülebileceğini dile getiriyor.

Yine aynı çalışmada çok düşük olasılıkta olsa da omuz sıkışma sendromunun kas ve tendon bileşenlerinde yırtıklara sebebiyet olabileceği raporlanmış. Dolayısıyla bu ihtimal, ileri düzey bir omuz sıkışma sendromu için değerlendirilebilir gibi duruyor.

Yazının sonuna gelmişken tekrar hatırlatmak isteriz, uzman doktor muayenesinde ameliyat gibi bir söyleme başvurduysa, o durum gerçekten artık kronikleşmiş ve harekete elverişsiz hale gelmiş demektir. Ancak çoğu vaka bu statüde değerlendirilmez ve genelde ağrının erken fazlarında kişiler bir kliniğe muhakkak başvurur veya başvurmalı. Çünkü erken müdahale her aşamada olduğu gibi burada da hayat kurtarır.