Gelişen ve değişen gıda endüstrisi, çoğu zaman kökenini yaşam şeklimizden almıştır. Geride bıraktığımız onlarca yılın gıda endüstrisinde radikal bir değişime zemin hazırladığını tahmin etmek güç değil. Hali hazırda uzayan çalışma saatleri, endüstriyel kalkınma planları ve sanayinin kabul görecek biçimde hayatımızın tümü oluşu, beslenme alışkanlıklarımızı da değiştirdi.

Gazlı içecekler ise bu değişim süresince popülerliğini önemli ölçüde güçlendirmiş besin kaynaklarından biri. Özellikle ünlü fast-food firmaları ile yapılan anlaşmalar ve ortaklaşa çalışma programları gazlı içecekleri hayatımızın bir parçası haline getirdi. Peki gazlı içeceklerin hayatımızda bu kadar “yoğun” şekilde yer alması hakkında neler biliyoruz?

2011 yılında yayınlanan “Sugar-Sweetened Beverage, Sugar Intake of Individuals, and Their Blood Pressure” isimli çalışma ile bu sorumuza yanıt bulma aşamasında anlamlı sonuçlar elde etmiş vaziyette. Birleşik Krallık (UK) ve Amerika’dan 2696 katılımcı ile oluşturulan örneklem, “Sugar-Sweetened Beverage” kategorisindeki içecekleri tüketen ve tüketmeyen vatandaşlar arasındaki kan basıncını irdeliyor. Bu araştırmalar şeker takviyeli bu içecekler sistolik ve diyastolik (kalbin kasılması ve gevşemesi) sürecinde kapiller basıncın yükseldiğini gösteriyor. Aynı zamanda tüm bu çalışmalara ilave olarak şeker takviyeli içecekler tüketmeyen bireylere oranla idrarlarında daha yüksek fruktoz, glukoz bulunduğu da gözlemlenmiş.

Gazlı içecekler neden tansiyonu yükseltiyor?

Bu çalışmada 40 ile 59 yaş aralığında 2696 kişi sürece dahil edilmiş. 24 saatte 2 defa idrar testi, kan basıncı kontrolleri ve 4 günlük takip sonucunda ortaya çıkan sonuçlar nelere dikkat etmemiz gerektiğini gözler önüne seriyor.

Burada yapılan incelemeler şunu gösteriyor. Gazlı içecek tüketimi ürik asit seviyesinde artışa sebebiyet veriyor (2). Bu da damarların genişleyerek (dilatasyon) kan basıncını, debiyle beraber regüle etmesine olanak sağlayan nitrik oksit salınımında azalmayı beraberinde getiriyor. Aynı çalışma üzerinde bir diğer bilimsel teorem ise “empty calories“. Boş kaloriler anlamına gelen bu ifadelendirme mikro / makro besin türevlerinde vücudumuz için elzem olan ve tüketiminin gerekli olduğu, vücutta eşlenik bir bileşen bulundurabildiği durumlar için kullanılır. Ancak hali hazırda ne yazık ki şeker takviyeli içecekler de böyle bir kalori değerine rastlamak mümkün değil. Üstüne bir de potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi temel besin değerlerinden yoksun olması da şeker takviyeli içeceklerin birçoğunun “keyif içeceği” olduğuna işaret ediyor.

Gözden kaçırma  Kalori hesaplama nasıl yapılır - Günlük kalori hesaplama

Fazla şeker tüketiminin belirtileri nelerdir?

Fazla şeker tüketiminin en temel durumu şüphesiz sempatik sistemi aktive etmesidir. Bilindiği üzere vücudumuzda sempatik ve parasempatik olmak üzere iki sistemin etkinliği vardır. Sempatik sistem, atik ve canlı olabilmeyi sağlarken, parasempatik sistem ise rahatlamayı öğütler. Sempatik sistemin gereğinden fazla aktif kalması birçok parametrede dezavantajlar içerebilir.

Aynı zamanda damar çapının genişlemesini mümkün kılan “nitrik oksit” salınımının limitlenerek, kan basıncının kontrol dışı yükselmesine sebebiyet verebilir. Bu yüzden fazla miktarda şeker tüketimi bünyesinde büyük riskler barındırabilir.

Kaynakça;

Sugar-Sweetened Beverage, Sugar Intake of Individuals, and Their Blood Pressure, 28 Feb 2011 2011;57:695–701