egzersiz ve beyin ilişkisi

Egzersiz ve beyin ilişkisi son yıllarda oldukça sık dile getirilen ve bilimsel yollarla da kesinlik kazanmış bir yapıdır. Şüphesiz insanoğlu dünyaya gelirken, hareket etmesi ve yer değiştirerek ekosisteme katkı sağlaması amacıyla yeryüzüne geldi. Artık bazı bilim adamları nasıl bir insanın yaşamını devam ettirebilmesi için beslenmenin önemi olduğuna inanıyorsak, beynin de “yemeğinin” egzersiz olduğunu düşünüyor.

Egzersizin şüphesiz faydaları saymakla bitmez ancak yine de FitMastoid ekibi olarak bildiklerimizi anlatmaya, egzersiz ve beyin ilişkisi konusunda sizleri aydınlatmaya devam edelim.

Egzersiz yapmanın beyine faydaları

Egzersiz yapmak kognitif fonksiyonlarınızı geliştirir. Beyniniz egzersiz yapmanın nimetlerini hatırlama, düşünme, analitik analiz etme, deneyimleme ve öğrenme aşamasında gösterir. Spor yapmak beyinde yüklü miktarda nöral ağ denetimine ve koordinasyonuna zemin hazırladığından, sportif bireylerin normal bireylere oranla daha başarılı performanslar göstermesi ve öğrenmeye yatkın olması da bu anlamda denetlenmelidir.

Egzersiz yapmak, özellikle diyet gibi faaliyetler ile kilo verme gayreti içerisinde olanların az kalori alımına bağlı tıkandıkları bazal metabolizma hızı gibi parametrelerde akılcı şekilde ilerleme sağlamalarına olanak verir. Çünkü bilinir ki, sadece kalori regülasyonu ile kilo verebilmek kağıt üstünde başarılı gibi görülse de, işin aslında vücudun buna bir otokontrol mekanizması geliştireceğini ve bu durumun “metabolizma hızı regülasyonu” ile tekrar kilo almak gibi parametrelere dönüşebileceğini, uzun süreli kilo vermenin yegane çözümünün egzersiz modülasyonunun sürece dahil edilmesi olduğunu unutmamak gerekir.

Egzersiz ve beyin ilişkisi o kadar yararlı ve o kadar mutualist sürdürülen bir ilişkidir ki, beynin yaptığı çoğu şey egzersizin daha iyi yapılabilmesine, egzersizin yaptığı şey beynin daha kompleks çalışabilmesine imkan tanıyabilir. Özellikle “plastisite” olarak bildiğimiz bir tanımlama, beynin öğrenme konusundaki arzusunu ortaya koyabilmek için kıymetlidir.

Hiç tereddüt etmeden söyleyebiliriz ki, egzersiz yapmak demek, egzersizle doyasıya zaman geçirmek demek kusursuz bir beyin gelişimi için gerekli ilk adımı atmak demek. Çünkü beyin öğrenme konusunda çoğu zaman “bizlerden!” daha arzulu ve üretkendir. Egzersizin, özellikle branşlaşmış sporların beyin üzerinde ne kadar alanın eş zamanlı veya ardışık biçimde çalışması gerektiğini görseniz buna şaşırısınız. Beyin “neurogenesis” ve “plasticity” denilen iki kavramdan mütevellit, sürekli öğrenme arzusuyla nöral ağlar üzerinde yeni köprüler kurar bu da onun sürekli canlı kalmasına ve yapımın, yıkımın üzerinde olup, yaşlanmanın beraberinde getireceği demans gibi etkenlerin ortadan kaldırılmasına olanak sağlar.

Gözden kaçırma  Doğal ağrı kesici: Endorfin

Egzersiz yapmak Alzheimer’ı engeller mi?

Şüphesiz egzersizin bu olumlu etkilerinin yanı sıra bir anti-aging olması ile de dikkatleri üzerine çekmektedir. Egzersiz yapan bireylerin Alzheimer hastalığına yakalanma olasılığının önemli boyutlarda azaldığı bilimsel kaynaklar ile kanıtlanmış vaziyette. Aynı zaman dopamin eksikliğine bağlı gelişim gösteren Parkinson hastalığında da egzersizin, fiziksel olarak aktif olmanın kognitif fonksiyonlara ve multi-koordinasyonel etkinliğinden dolayı olumlu bir ilerlemeye zemin hazırladığı biliniyor.

Szuhany, K. L., et al. 2015. A meta-analytic review of the effects of exercise on brain-derived neurotrophic factor. Journal of Psychiatric Research 60: 56–64.

Garber, C. E., et al. 2011. Quantity and quality of exercise for developing and maintaining cardiorespiratory, musculoskeletal, and neuromotor fitness in apparently healthy adults: guidance for prescribing exercise. Medicine and Science in Sports and Exercise 43(7): 1334–1359; Bos, I., et al. 2013.

Subclinical effects of aerobic training in urban environment. Medicine Science in Sports and Exercise 45(3): 439–447; Siette, J., et al. 2013. Age-specific effects of voluntary exercise on memory and the older brain. Biological Psychiatry 73(5): 435–442.