kilo vermenin durması

Birçoğumuz artık gelişen ve endüstriyelleşen tüketim alışkanlıklarının bir sonucu olan kozmetik görünüme ulaşmak konusunda özverili bir çalışma içerisindeyiz. Kilo vermenin durması ile bu konuda isteyeceğimiz en son argümanlardan biriyken, oldukça sık karşımıza çıkar bir konuma ulaşmış vaziyette. Nitekim, diyet programları her ne kadar sonuca ulaşma konusunda kararlı bir görünüm sergilese de, sonuçta işin çoklu bileşenleri sistemin algoritması üzerinde büyük bir hükme sahip.

Kilo vermenin durması neden olur?

Kilo vermek aslında bakıldığında oldukça düzenli ve ritmik bir yaşam standardı etrafında gelişen teknik bir hadise. Şans eseri, kilo verebilmek ilk etapta mümkün görülse de değişen parametrelerin her birini öngörüp, bu yönde bir hareket planı oluşturmak çok da mümkün değil.

Kilo vermenin durması genelde kalori hesaplamasının yapılmadığı durumlarda mümkün olabilmektedir. Ancak bu demek değil ki, doğru kalori hesaplamaları da bu durumun gerçekleşmesinin önündeki yegane engel. Burada atlayabileceğiniz sayısız algoritma mevcut. Kısaca bunlara değineceğiz.

Su tüketimi kilo vermeye yardımcı olur mu?

Suyun metabolizmayı hızlandırdığı ve %24 ile %30 oranında bir kalori tüketimi katkısı olduğunu defalarca dile getirmiştik.

Suyun bir başka önemi ise kasların enerji olarak kullandığı bir karbonhidrat türevi olan glikojene yönelik müdahalesidir. Kaslarımızda yaklaşık 400 gram, karaciğerde ise 100 gram kullanılmaya hazır glikojen deposu bulunur.

2015 yılında yayınlanan bir çalışmada kilo vermenin süre bazlı algoritması açıklığa kavuşturuluyor. İlk başlarda hızlı kilo vermek, muhtemeldir ki, su ve glikojen depolarının kaybı anlamını taşıyor. Daha sonrasında yağ yakımı evresine geçildiğinde, kayıp daha minimalize bir formata erişiyor veya duruyor.

Bunun yanı sıra 1 gram glikojen yakımı, 3 gram su tüketimini de gerekli kılıyor. Dolayısıyla 500 gramlık bir glikojen deposunun enerji döngüsüne katılımı için takribi 1500 gramlık su tüketimi kaçınılmaz.

Gözden kaçırma  Yağ yakımı hakkında yanlış bilinenler

Bkz: Su içmek kilo verdirir mi?

Az kalori almak çok kilo vermek değil!

Ne kadar az beslenirsem, o kadar sağlıklı kilo veririm söylemi çok dile getirilse de bilimsel anlamda kabul görmüş bir mentalitenin ürünü değil. Bu anlamda önerilen 500 kalorilik azaltma söylemi ve TDEE hesaplama ile bulunan kalorinin üzerinde işlem yapılma pratiği birçok kez ihmal edilen bir yansıma.

Sizin her şeyden önce iyi bir hesaplayıcı olmanız ve aldığınız kalorinin takibini gerçekleştirmeniz bu süreçte oldukça dominant bir yaklaşım.

Zaten bu anlamda Journal of Clinic Endocrinology and Metabolism tarafından yapılan bir araştırma egzersiz döngüsünün sonuca yansımasının olmadığını öngören bir yayını da bünyesinde barındırıyor. Tabi bu durum kilo vermede plato evresinin kırılması yönündeki direktifler için öngörülen bir tablo. (Kaynak)

Leptin direnci nedir?

Leptin direnci olan birçok hastanın obeziteye yatkınlığı bilinen bir gerçek. Aslında leptin, tam anlamıyla sizin yerinize “ben tokum ve daha çok yiyemem!” diyen bir hormon. Ancak özellikle obezite mağduru bireylerde bu mekanizmanın dışına çıkıldığı bilimsel araştırmalar ile de kanıtlanmış durumda. (Kaynak)

Bu tablonun bozulduğu bir diğer algoritma ise kilo verme safhasında daha fazla açlık hissinin oluşması ve oluşturulan kalori direncinin yarattığı etkinlik düzeyi. Burada tokluk hormonu olarak bilinen peptin seviyesinde anlamlı bir düşüş gerçekleşir. Çünkü normal rutinin dışında kalori almaktasınız ve bu da “daha çok besin kaynağına erişebilmek” konusunda sizi istekli kılmakta.

Leptin direnci ile mücadele etmek mümkün mü?

Leptin direncini gözde fazla büyütmemek gerekir. Burada direnci oluşturan mekaniği anlamak her şeyden önemlidir.

Leptin direnci ile mücadelenin en temel anahtarlarından biri hiç kuşkusuz direnç antrenmanlarıdır. Yapılan araştırmalar, direnç antrenmanlarının iştah kontrolü ve sağlıklı beslenme konusunda hem mental hem de fiziksel şartları optimize ettiğini gösteriyor.