aşil tendinopati

Gün içinde bizi saatlerce ayakta tutan, tarihte bile kendisine yer bulabilmiş Hipokrat tarafından “Tendo magnus“, Verhayen tarafından “Aşil tendonu” olarak adlandırılan bu yapı, çoğu zaman sakatlanmaya açıktır. Bunun sebepleri her ne kadar yaygın ve geniş bir yelpazede olsa da ortak bir mantıkla işler. Alfredson protokolü de bu anlamda geliştirilmiş aşil tendinopati tedavisinde oldukça etkili bir yaklaşımdır. Neden mi?

Yanlış ayakkabı seçimi, yoğun ayakta kalma süreleri, amatör olarak başlanan koşu sporunda ani hız değişimleri ve milli sporumuz olan halısaha müsabakaları, aşil tendinopatisinin gelişmesi için oldukça yatkın bir algoritmaya sahiptir. Hepsi ortak bir tavır sergiler ve aşil tendonuna kontrolün üzerinde bir yüklenme sağlar. Bu çoğu zaman tehlikelidir.

Alfredson Protokolü öncesinde aşil tendinopati tedavisi

Aşil tendinopatisi ile ilgili geçmişe yönelik çalışmaların tariflediği en net tanımlama, inflamasyonun etkinliğine yönelikti. Teori, aşırı kullanım yaralanmalarının aslında bir onarım sürecini tetiklediğini ve daha sonrasında buranın onarımı için istirahat ve tekrar yaralanmanın önlenmesine dayalıydı.

Ancak bilimsel olarak geride bıraktığımız yıllarda aşil tendinopatisi ve aşırı kullanım yaralanmalarının genelindeki anlayış değişti. Zira aşırı kullanım rahatsızlıkların, sebebiyet veren unsurdan sıyrılması günlük yaşam döngüsü içerisinde imkansıza yakındı. Yani siz bir lateral epikondilit (tenisçi dirseği) hastalığına sahipseniz, bu gün içerisinde defalarca deneyimleyeceğiniz bir tecrübe eşliğinde gelişecektir. Siz her el bileği hareketinde tekrarlayan bir travma yaşatırsınız.

Öyleyse bu zamana kadar literatürün tanımladığı “istirahat” kavramı, söylemin dışında kalmaz mı? Yani bir el bileğinin kalıp şeklinde 3-4 gün boyunca istirahat etmesi elverişli midir? Diyelim ki, bunu başardık. Peki sonuçta ağrı etkeni ortadan kalkıyor muydu? Hayır!

Aşil tendinopati için de bu durum benzer bir seyir çizer. Siz geliştirdiğiniz yaralanma mekanizması için, kanedyenler (koltuk değneği) ile günler geçirmek zorunda mısınız? Ya da bu istirahat sonuç getirecek midir? Hayır!

Aşil tendinopati için yeni görüşler

Son zamanlarda yapılan birçok araştırma overuse (aşırı kullanım) yaralanmalarının farklı bir karakteristik ortaya koyduğuna yönelik bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaralanma mekanizmasının günlük pratikten köken almasının, bahsi geçen doku onarımı (inflamasyon) sürecini tamamlanmayan bir kısır döngüye soktuğunu dile getiren araştırmacılar, aynı zamanda bu eğrinin oluşumuna kadar yapısal değişimlerin de dikkate almasının gerekliliğini savunuyor.

Daha yalın bir dille anlatılması gerekirse, aşırı kullanım tendonlarda bir takım yapısal değişim gereksinimlerini gerekli kılıyor. Siz bu anatomik yapıları çok sık biçimde kullandığınız takdirde yapı aslında size fark ettirmeden bunun üzerine bir strateji geliştiriyor. Harekete daha duyarsız, daha sert ve elastikiyetinden feragat ederek geliştirdiği bu alt yapı, her ne kadar bölgeyi korumak üzerine kurgulanmış olsa da, aslında yaralanmanın temelini oluşturuyor.

Bu bağlamda yapının bir yaralanma döngüsünün ötesinde işlenmesinin gerekliliği son yıllarda yapılan çalışmalar ile ortaya konulmuş vaziyette. Yani bir aşırı kullanım yaralanması, sıradan bir yaralanma ile benzer bir görünüm çizmemekle beraber oldukça farklı dinamiklere sahip olabilmektedir.

Aslında burada harekete duyarsızlaşan ve aynı reaksiyonel yanıtı veremeyen yapının tekrardan organize olmasını sağlayabilmek açısından kontrollü yüklenme içeren bir yaklaşım olarak yorumlamak oldukça doğru ve anlaşılabilirdir. Burada hareketsizleşmek veya istirahate sevketmek yerine fiziksel olarak aktiflik düzeyini kontrollü egzersizler ile, vücut ağırlığıyla dengelemek ve koordinasyonu geliştirmek hedefindeyiz.

Gözden kaçırma  Şeker hastalığı ve egzersiz

Yeni bir tedavi felsefesi: Alfredson protokolü

Alfredson aslında kişinin kendi ağırlığıyla yaptığı – kalistenik egzersiz – formuna sahip bir deneyimdir. Son yıllarda yapılan araştırmalar eccentric kasılmanın, germe ve konsentrik kasılmaya oranla çok daha etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir. Özellikle aşırı kullanım yaralanmaları için.

Kasın hareketi gerçekleştirdikten sonra dirence karşı koyarak, uzaması olarak özetlenebilecek eccentric kasılma, yüksek nöromüsküler (kas-sinir) koordinasyona ve yüksek tension (gerilim) kabiliyeti ile hem gelişimi sağlar hem de gevşeme üzerinde harekete uyumlu bir tavır kazanılmasını mümkün kılar.

Bu yüzden alfredson protokolü de bu şekilde bir mentalite üzerine kurgulanmış ve birçok parametreyi eş zamanlı ve eş koordinasyon ile sağlamaktadır.

Alfredson protokolü nasıl uygulanır?

Alfredson protokolü calf-raise hareketinin duvar desteğiyle kurgulanmış halidir. Aşağıda detaylı olarak anlatılacak olan egzersiz 3 set, 15 tekrar olacak şekilde günde 2 tekrar gerçekleştirilmelidir. İlerleyen birkaç günde 4 tekrar formatına ulaşıp, günde 180 tekrarın gerçekleştirilmesini vadeder.

Alfredson protokolü

  1. İki ayak da yerde, el duvar destekli başlanır. Yüzümüz duvara dönüktür.

    Bu pozisyonda çift el destek tavsiyelense de, tek el destek de denge sağlanıldığı ve herhangi bir ani yön değiştirmeyi engellediği düşünülürse tercih edilebilir.

  2. İki ayak ucuyla aşağıya bastırılarak, parmak uçları üzerinde yükseliyoruz.

    Bu sırada başparmaklarımızdan kırılarak, yükselen bir topuk formunu yakalamamız gerekmektedir.

  3. Sağlam bacağı yerden kesip, dizimizi kırarak 90 derece olacak şekilde kaldırıyoruz.

    Bu sayede aşil tendinopati şikayetimiz olan bacağımıza yükü bindirmiş olacağız.

  4. 2-3 saniye boyunca aşil tendinopati tanılı bacağımız üzerinde durduktan sonra yavaşça topuğumuzu aşağıya indiriyoruz.

    Bu sürecin ekstra bir kas kuvveti kullanmadan yapılması gerekmektedir. Baldır kası olarak bilinen Gastrocnemius kasının yavaşça serbestleşmesi üzerine kurgulu bir yaklaşımdır. Bu eccentric kasılma demektir.

  5. Daha sonrasında anlatılan bu maddelerin tamamı tek sette 15 tekrar, toplamda 3 set olacak şekilde tekrarlanır.

    İlk başta 3 set, 15 tekrar olarak benimsenir, günde 2 defa tekrarlanır ve daha sonrasında optimal olarak kabul edilen 180 tekrara ulaşılır.

  6. Toplamda 12 hafta boyunca devam ettirilmelidir.

    Sonuçlar daha önce elde edilse de, harekete devam edilmelidir.

Alfredson protokolünün etkili olabilmesi için ağrı gibi bir bulguya odaklanmadan 12 hafta boyunca egzersizin tekrarlanması gereklidir. Bunu 2014 yılında Journal of Orthopaedic and Sport Physical Therapy‘de 180 tekrar gereksinimiyle belirtilen yayında da görebiliyoruz. Ancak bu protokolünün etkinliği için bir diğer önemli husus ise ilk deneyimlerde uzman bir doktor veya fizyoterapistin eşliğinde yapılmasıdır. Çünkü her ne kadar anlaşılır bir formda anlatmaya gayret etsek de, eccentric kasılmanın çalışma prensibini anlamak zordur.

Bu süreç zarfında bir fizyoterapist görüşü olarak, sürece dinamik bileşenler de dahil etmek gerekmektedir. Özellikle ağrı ve hareket kısıtlılığı semptomlarının azaldığı dönemde denge bileşenlerinin de sürece entegre edilmesi sonucun kalıcılığı ve kötü semptomların ortadan kaldırılması konusunda oldukça başarılıdır.